Yenidoğan Sarılığı Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Sevdiklerinle Paylaş :-)

Yenidoğan sarılığı bebekler için genellikle korkulan bir şeydir ancak oldukça sık görülen bir durumdur ve günümüzde hemen müdahaleyle üstesinden gelinebilir. Ancak yenidoğan sarılığının ne olduğu, neden meydana geldiği ve nasıl tedavi edildiği konusu oldukça merak edilir.

Yenidoğan Sarılığı Nedir?

Bir diğer ismi de “hiperbilirübinemi” olan yenidoğan sarılığı yeni doğmuş bebeklerin üçte ikisinde görülen bir durumdur. Genellikle kendiliğinden geçen bir hastalıktır ancak bazı durumlarda ciddi sonuçlar da doğurabilir. Bu sebeple önemsenmesi ve gerekli aksiyonların alınmasını gerektiren bir durumdur.

Annelerin alyuvarları normaldekilerden biraz daha farklıdır. Bebek doğar doğmaz işlevini yitiren bu farklı tipteki alyuvarlar hızla parçalanıp yıkılmaya başlarlar ve yerine yeni tipte hemoglobin içeren canlılardaki normal alyuvarlar üretilmeye başlanır. Bölünerek yakılan alyuvarlar aşırı miktarda bilirubin maddesi üremesine neden olur.

Yenidoğan sarılığı da bebeğin kanındaki bilirubinin aşırı miktarda yükselmesinden kaynaklanır. Bilirubin sarı pigmentlere sahiptir. Bu madde deride, yanaklarda, gözün beyaz kısmında birikir ve bebeğin cildinde sararma olmasına neden olur. Koyu tenli bebeklerde sarılık ayakların altlarında, ellerin iç kısımlarında ve göz bebeklerinde gözlemlenebilir.

Bebeğin cildinde görülmeye başlanan sarılık bütün vücuda yavaş yavaş yayılır. İyileşme ise kafa kısmından başlar ve en son gözün beyaz kısmındaki sarılık düzelir.

Sarılığa pek çok farklı etken neden olabilir. Beslenmeden erken veya geç doğuma hatta genetiğe kadar farklı değişkenler bebeklerde sarılığın oluşmasının nedenleridir. Özellikle erken doğan bebeklerde sarılık görülme oranı %80’dir.

Hastanelerde doğan bebekler hekimler ve hemşireler tarafından sürekli izlendiği için sarılık hastalığı görüldüğünde aniden müdahale edilebilir. Bazı durumlarda sarılık müdahale edilmeyi gerektirmezken bazı durumlarda ise müdahale edilmesi gerektiğine doktorlar tarafından karar verilir.

Yenidoğan Sarılığının Olası Sebepleri

  • Anne ve baba arasındaki kan uyuşmazlığı
  • Annenin şeker hastası olması
  • Erken doğum (Prematüre bebek)
  • Geç doğum (Postmatüre bebek)
  • Yapay sancı ile yapılan doğum
  • Doğrum esnasında aşırı zorlanma
  • Bebeğin alyuvarlarındaki (Kırmızı kan hücreleri) şekil ve işlev anomaliteleri
  • Hepatit B
  • Emme problemi ve buna bağlı beslenme sorunu
  • Doğum esnasında kafa derisinin altında kanama meydana gelmesi

Sarılığın Belirtileri

Yenidoğan sarılığı genellikle doğumdan sonraki ilk haftada özellikle de 2. Veya 3. Günlerde gözlemlenir. Müdahale edilmesine gerek olmayan durumlarda ise bir hafta ila 10 gün aralığında kendiliğinden kaybolur. Prematüre veya düşük kilolu doğan bebeklerde hastalığın belirtileri 4. ile 6. günler arasında ortaya çıkabilir.

Sarılık hastalığının en önemli belirtisi bebek cildinde gözle görülebilen bir sarılık olmasıdır. Bu durum genellikle gözlerden başlar ve bebeğin cildinin tamamına yayılabilir. Bunu ölçmek için bebeğin cildine parmağınızı hafifçe bastırıp çektiğinizde oluşan sarılığı gözlemleyebilirsiniz. Bu sarı renk en iyi gün ışığında veya güçlü floresan ışık altında görülür.

Bebeğin uykuya çok fazla meyilli olması ve annesini emmekte sorun yaşaması da yenidoğan sarılığının belirtilerindendir ancak bu belirtiler doğrudan bebeğin sarılık. Olduğu anlamına gelmez. Yine de bu belirtileri gözlemlediğiniz taktirde mutlaka doktorunuza danışın ve bebeği bir hekimin görmesini sağlayın. Yenidoğan sarılığı endişelenilecek bir şey değildir yalnızca eğer bebeğinizde böyle bir rahatsızlık varsa teşhis edilmesini ve gerekiyorsa tedavisini sağlamanız gereklidir.

Sarılık nadiren de olsa tedavisinde geç kalındığında kernikterus ismi verilen ve sinir sisteminde hasara yol açabilmektedir. Bu sebeple dikkatli olup bebeği gözlemlemeniz ve muayene ettirmeniz önemlidir.

Yenidoğan Sarılığı Türleri

Fizyolojik Sarılık

Bebeğin kanındaki bilirubin anne karnındayken fetüse zarar vermez çünkü o esnada artmaz ancak doğumdan sonra yavaş yavaş artmaya başlar. Bu geçici bir durumdur ve bu geçici duruma fizyolojik sarılık adı verilir.

Sağlıklı bir doğum için bebeğin 36-40. Haftalarında doğmuş olması gerekir. Bu seviyelerdeki bir doğumdan sonra bilirubinin düzeyi doğumdan sonraki 3. ile 4. günlere gelindiğinde 5-6 mg/dl düzeylerinde bir pik yapar ve sonrasındaki ikinci evrede yavaş yavaş azalarak birkaç hafta içinde normal düzeyine iner.

Erken doğan bebeklerde ise bilirubin oranı çok daha fazla düşebilir ve fizyolojik sarılığın ikinci evresi de uzayabilir. Daha geç doğan bebeklerde ve tam vaktinde doğan bebeklerde de ortalama %50 oranında görülür ve çok hafif bir düzeyde seyreder.

Fizyolojik Sarılık

Patolojik Sarılık

Patolojik sarılık doğumdan hemen sonra meydana gelen sarılıktır ve ciddiye alınması gereken bir türdür. Bu sarılık türü anne bebek arasındaki kan uyuşmazlığından sebep görülebileceği gibi bebekte doğuştan bazı maddelerin eksik olmasından da kaynaklanabilir. Bazen bu durum annenin kullandığı ilaçlardan sebep de ortaya çıkabilmektedir.

Anne Sütü Sarılığı

Anne sütü ile beslenen bebeklerde bu beslenme şeklinde bağlı sarılık görülme riski yüksektir. Hazır mama ile beslenen bebeklerde sarılık görülme oranı çok daha düşüktür. Sarılık anne sütü kaynaklı olduğundaysa anne sütü sarılığı ismi verilir.

Hastalığın genel seyri doğrultusunda doğumdan sonraki ikinci haftanın sonuna kadar bilirubin miktarı yükselir ve yavaş yavaş birkaç ay içinde azalır. Bu bebeklerde herhangi bir kalıcı hastalık belirtisine ya da kilo sorununa rastlanmaz.

Yenidoğan Sarılığı Tedavisi Nasıl Yapılır?

Sarılık olan bebeğin tedaviye ihtiyacı olup olmadığının belirlenmesi önceliklidir. Buna çocuk doktorları belli parametrelere bakarak karar verebilirler. Bebeğin tedaviye ihtiyacı varsa bunun için 3 farklı yöntem kullanılabilir.

Fototerapi (Işık Tedavisi)

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi düşük derecedeki sarılık hastalığına belli bir tedavi uygulamaya gerek yoktur anca yüksek derecede bilirubin üretildiğinde ve bebek vücudu bunu kendi kendine düzeltemediğinde bir tedavi uygulanması şarttır.

Bu tedavi yöntemi bilirubin denen maddenin güneş ışığının direkt teması ile renginin açıldığının tesadüfen keşfedilmesiyle başlamıştır. Bebeğin kaç günlük olduğu ve kilosu baz alınarak yapılan en yaygın tedavilerden bir tanesi fototerapi yani ışık tedavisidir. Tedavinin yöntemi aslında son derece basittir: Deride biriken bilirubin, uygulanan ışığın etkisiyle, suda eriyecek duruma dönüşür ve böbrekler vasıtasıyla idrar olarak vücuttan atılır.
Bu tedavi uygulanırken bebek tamamen soyulur, ışıktan gözlerinin etkilenmemesi içinse gözleri kapatılır. Bebek ışığın altında belli bir süre tutulur. Bu sürede bebek çok fazla su kaybedeceği için annesi tarafından sık sık emzirilmesi oldukça önemlidir. Aynı zamanda bu tedavi boyunca bebeğin sindirim ve boşaltım sistemi çok hızlı ve güçlü çalışacağı için dışkısında da artış olacaktır.

Kan Değişimi (Transfüzyon Tedavisi)

Kandaki bilirubin düzeyi aşırı miktarda arttığında ya da artma eğilimi gösterdiğinde bebeğin kanının tamamen değiştirilmesi şeklinde uygulanır. Bu tedavi yöntemini günümüzde uygulanan ozon tedavisi gibi düşünebilirsiniz. Bebeğin kanının değiştirilmesine karar verilirken, bebeğin doğum haftası, doğum ağırlığı, kaç günlük olduğu gibi bazı detaylar göz önüne alınır. Bu tedavinin uygulanması için genellikle bilirubin miktarı nın20-25 mg/dl’nin üzerinde olması gerekir. Böyle bir durumda bu işlem ancak doktor onayı ile uygulanır.

Yenidoğan Sarılığı Hakkında bilinmesi Gereken Bazı Detaylar

İkinci Gebelikte Sarılık Riski Daha Yüksektir

Kan grubu uyumsuzlukları Rh negatif eritrositlerin Rh pozitif eritrositlerle karşılaşmasından sebep meydana gelir. İlk gebelikte annede antikorlar oluşur. 2. gebelikte oluşan antikorlar plasentayı geçerek eritrositleri parçalar dolayısıyla ikinci gebelikte risk daha yüksektir. ABO uygunsuzluğu daha sık görülmesine rağmen daha hafif seyirlidir.

Sarılık Genel Olarak Ciddi Olmayan Bir Hastalıktır

Daha önce de belirttiğimiz gibi yenidoğanların geçirdiği sarılık çoğunlukla bir tedaviye ihtiyaç duymadan atlatılabilir. Ancak bu sürecin doktor kontrolünde geçirilmesi oldukça önemlidir. Oluşabilecek herhangi anormal bir duruma müdahale edilmesi nadir de olsa hayati önem taşıyabilir. Bu sebeple bu hem çok korkmamanız gereken hem de geri plana atmamanız gereken bir konudur. Doğumdan önce sarılık hakkında doktorunuzdan bilgi almanız ve olabilecek senaryolara karşı hazırlıklı olmanız sizin için oldukça iyi olacaktır.

Bebeklerde sarılık sebebiyle ölüm görülmez ancak sarılığın getirdiği emme eksikliği, kusma ve ateş gibi belirtilere müdahale edilmediği taktirde istenmeyen sonuçlar meydana gelebilir.

Bebek Bakıcısı mı Arıyorsunuz?

Bebeğiniz doğdu ve sizin için heyecan dolu anlar başladı. Bebek doğumuyla birlikte özellikle ilk bebeğiniz ise, bir çok şeyi ilk defa deneyimliyor olacaksınız. Her ne kadar ilk deneyimler çok güzel olsa da, tecrübeli birinden destek almak ve ev işlerinizi de aksatmadan bebeğinizle ilgilenmek harika olacaktır. Deneyimli bir yardımcı aradığınız nokta da Bakiciburada.com var.

Bunları da beğenebilirsiniz 🙂